BİSİKLET - BİCYCLE - FAHRRAD - VELO

BİSİKLET - BİCYCLE - FAHRRAD - VELO ------------------------GEZİ YAZILARI

24 Ağustos 2004 Salı

AVUSTURYA - HAİNBURG


(AVUSTURYA) VİYANA-HAİNBURG TURU

Viyana’dan geçen Tuna Nehri boyunca devam eden Tuna bisiklet yolu Tuna ile beraber Slovakya’ya kadar devam ediyor. Ben de Tuna boyunca bisikletimle Slovakya sınırına kadar gitmek istiyordum. Aylarda Ağustos’tu ve havalar gezmek için idealdi. ilk fırsat bulduğumda bisikletimle yola çıktım.
Bu sefer Ringstrasse’den Belvedere’nin oradan Tuna kanalında ki bisiklet yoluna bağlandım. Güneye doğru giderken Viyana artık arkada kalmıştı ki Tuna nehri ile Tuna kanal birleştiler.

  Viyana'nın içinden geçen Tuna kanal ile Tuna Nehri birleşiyor.

Viyana’nın havaalanı olan Schwechat’a oldukça yaklaşmıştım. Havaalanının yakınından yola devam ederken NiederÖsterreich yani Aşağı Avusturya tabelası göründü. Böylece Viyana sınırlarından çıkmış Viyana’yı çevreleyen Aşağı Avusturya eyaletine girmiştim.


    Aşağı Avusturya eyaletinin başladığını gösteren tabela

Bisikletle yola devam ederken Fischamend kasabasına ulaştım. Şirin bir yerdi. Markete girip alışveriş yaptıktan sonra Fischamend merkezindeki saat kulesinin oraya gittim. Oldukça ilginç bir mimarisi vardı.

             Fischamend'de Marketten alışveriş yaptım.



                  Fischamend şehir merkezi

Fischamend’den ayrıldıktan sonra Maria Ellend’i geçerek yola devam ettim.
Hainburg, Slovakya’ya geçmeden önce son yerleşim yeriydi. Tuna Nehri’nin yanında kurulmuş bu şehir aynı zamanda bir tepenin yamacındaydı.


                      Hainburg şehrinin girişi


             Bisiklet yollarını gösteren tabelalar

Hainburg’a gelince önce kasabayı gezdim. Şehirde kale surları ve kapısı gibi yapıları görünce 2. Viyana kuşatması için buralara gelen Merzifonlu Kara Mustafa Paşa’nın Hainburg ve çevresini ele geçirmiş olduğunu hatırladım. 


                      Hainburg kale kapısı


                        Tepeden Tuna Nehri




                        Tuna kıyısından tepe


Hainburg hemen bir tepenin yamacına kurulmuştu. İlgimi çeken bu tepeye çıkmak istedim ve bisikletle yavaş yavaş ta olsa tepeye çıkmaya başladım.
Tepe’nin üzerine çıktığımda muhteşem bir manzarayla karşılaştım. Bir taraftan Tuna nehri süzüle süzüle geliyor ve hemen bulunduğum tepenin önüne gelince bir kavisle kıvrılıyor ve tepenin etrafında yarım ay şeklinde dolaştıktan sonra Slovakya’ya giriyordu. 

Tepenin diğer tarafından baktığımda ise karşıda Slovakya’nın başkenti Bratislava görünüyordu. Bratislava’nın ortasından geçen Tuna nehri daha sonra Macaristan’a doğru akmaya devam ediyordu. 

           Hainburg'tan Slovakya'nın başkenti Bratislava

Tepe’nin üzerinden Hainburg şehride çok güzel görünüyordu. Burada bir sürü insanın toplanıp bir şeyler yaptığını görünce yanlarına yaklaştım. Maket uçak meraklıları uzaktan kumandaları ile uçaklarını uçurmaya çalışıyorlardı.
Tepenin üzerinde bir mermer taşta burada MÖ. 900 yıllarından MÖ 300 yıllarına kadar Keltlerin yaşadığı yazıyordu.

               Tepenin üzerinde arkada Kelt evi


              Tepeden Hainburg ve uçan uçak maketi

Tepenin üzerinde etrafı uzun süre izledikten ve fotoğraflar çektikten sonra iniş zamanı gelmişti. Bisikletle aşağıya çok kısa bir sürede inerek Tuna Nehri’nin sahilinde bulunan tren istasyonuna gittim. Dönüşü trenle yapacaktım. Vakit bir hayli geç olmuş güneşin batması yakınlaşmıştı. Trenin gelmesine bir hayli zaman olduğunu görünce biraz nehrin kıyılarında dolaşarak zaman geçirdim. 

                       Günün Selfiesi


 50km süren Viyana-Hainburg günübirlik bisiklet turunun güzergahı

Trenin geliş zamanı yaklaşınca istasyona gittim ve trene binerek Viyana’ya dönüş yolculuğuna başladığımda hava kararmaya başlamıştı. 


19 Ağustos 2004 Perşembe

AVUSTURYA - STEİERMARK

STEİERMARK GEZİSİ 

Avusturya’nın Steiermark eyaletinin Rottenmann kasabası Alp dağlarının arasında 5000 nüfuslu doğa harikası küçük bir kasaba. Geceyi misafir olarak bu kasabada geçirdim. Ertesi gün yorucu bir gün olacağı için erkenden yattım. Sabah 07.00 kalktıktan sonra kahvaltımı yaptım ve bisikletimle yola çıktım. Pedal çevirmeye başladığımda saat 8.15 olmuştu.


            Güne Başlarken-Selzthal'den bir görüntü

Plansız ve programsız çıktığım bir turdu. Akşam hava kararıncaya kadar vaktim vardı. Gidebildiğim yere kadar gidecek akşam olduğunda trene binip Viyana’ya gidecektim.
Şimdi doğanın ve özgürlüğün tadını çıkarmanın vaktiydi. Selzthal’den yola çıkarken gittiğim bisiklet yolunun beni nereye götüreceğine dair hiçbir fikrim yoktu.
Yeşillikler arasındaki bisiklet yolunu takip ederek yaklaşık bir saat bisikletle gidince Liezen kasabasına vardım. Liezen bu çevrenin 79 bin nüfusuyla merkezi kasabasıydı. Liezen’in merkezini ve ana caddesini şöyle bir gezince Liezen çok hoşuma gitmişti. Hareketli ve sıcak bir şehirdi. Burada da birkaç fotoğraf çektirip ardından birkaç mağazasını dolaşıp alışveriş yaptıktan sonra yaklaşık 2 saat geçirdiğim Liezen’den ayrıldım.
Liezen’den ayrıldıktan sonra yine yolların beni götüreceği yere habersiz giderken Enns bisiklet yoluna girdiğimi fark ettim. Son kez arkama dönüp Liezen’e bakarken yeşillikler içindeki şehir için tam yaşanacak yer diye aklımdan geçirdim.

             Liezenden ayrılırken genel görünüm

Muhteşem doğada yola devam ederken yaklaşık iki buçuk saatlik yol gidince büyük bir dağın yanına kadar geldim. Bölgeye damgasını vuran bu yalçın dağ Grimming dağıydı. Bu dağın diğer tarafına geçerken artık Enns vadisinden ayrılıyor, Salzkammergut bölgesine giriyordum. Grimming’in doğusundan yokuşu çıkıp dağın kuzeyine geçtiğimde muhteşem bir manzarayla karşılaştım. Muhteşem doğa eşliğinde yola devam edince Grimming karşıdan heybetiyle kartpostal gibi bir manzara sunuyordu. 

 
           Enns Vadisinden Grimming

  
 Grimming'in hemen yanındaki köyde çeşmeden su içerken köylülerle sohbet



            Salzkammergut tarafından Grimming 

Kulaklığımda çalan müzik eşliğinde etrafı seyrederek diğer taraftan muhteşem havayı soluyarak sırasıyla, Tauplitz, Zauchen, Bad Mitterndorf, Knoppen köylerinden geçerek Pichl-Kainisch köyüne ulaştım.

                Salzkammergut-arkada ormanlar ve Grimming Dağı


Kainisch’e ulaştığımda saat 18:40 olmuştu. Artık akşam yaklaşmış zamanım azalmıştı. Tren’in geliş saatine bakınca Viyana’ya gidebileceğim Tren 19:00 da gelecekti. Bugünlük bu kadar yeter diyerek gelen trene binerek Viyana’nın yolunu tuttum.



             Kainish tren istasyonunda tren  beklerken





        Bisiklet Turu Güzergahı

Gün boyu 45 km yol katetmiş ve muhteşem anılarla dolu bir bisiklet turu sona ermişti.

14 Temmuz 2004 Çarşamba

AVUSTURYA - BURGENLAND

BURGENLAND GEZİSİ  (Eisenstadt-Podersdorf)

Viyana’nın yaklaşık 60 km güneyinde bulunan Eisenstadt Avusturya’nın en küçük eyaleti olan Burgenland eyaletinin başkentidir. Avusturya’nın genelinden farklı olarak Macar kültürünün etkin olduğu bu bölge ilgimi çekiyordu. Bulduğum ilk fırsatta arkadaşım Ayhan’la beraber bisikletlerimizle beraber günübirlik bir bisiklet turu için Viyana’dan Trene binip Burgenland’a doğru yola çıktık. Yaklaşık 1 saatlik bir tren yolculuğundan sonra Eisenstadt şehrine vardık.

     Eisenstadt şehir merkezi arkada St. Martin Katedrali

Eisenstadt eyalet başkenti olunca daha büyük bir şehir bekliyordum. küçük bir şehir görünce oldukça şaşırdım. 13 bin nüfusu olan bir şehirdi ve bir kasaba havası vardı.
Ayhan’la beraber bisikletlerimizle kısa süre de şehri dolaştık. Daha sonra şehrin merkezinde bulunan Schloss Esterházy (Esterhazy Sarayı)na gittik. Tarihi 13. Yüzyılın sonlarına dayanan bu gotik saray bu bölgenin dükası olan Esterhazy ailesinin oturduğu saraymış. 
                                                      Esterházy Sarayı

Bunun dışında Eisenstadt, Avusturyalı besteci Joseph Haydn'ın çalıştığı kent olarak bilinir. Şehirde Joseph Haydn’ın 1766 – 1778 yıllarında 12 yıl yaşadığı ev müzeye çevrilmiş. Yine şehir merkezinde 1264 yılında yapılmış St. Martin Katedrali Eisenstadt’ın görülecek yerlerinden.

          Ünlü besteci Joseph Haydn'ın Eisenstadt'ta 12 yıl kaldığı ev


                                              Eisenstadt'ta dar bir sokak

Eisenstadt’ta yaklaşık 2 saat zaman geçirdikten sonra bisikletlerimizle yola çıkıyoruz. Burgenland genelde düzlük bir bölge. Bisikletle giderken her taraf Ayçiçek tarlaları, üzüm bağları ile dolu. Burgenland’da çok miktarda rüzgar türbini görüyorum. 

                               Yol boyunca görmeye alıştığımız üzüm bağları


                                                        Ayçiçeği tarlaları

Yaklaşık 2 saatlik bir yolculuktan sonra Schützen am Gebirge  ve Breitenbrunn kasabalarını geçerek bölgede ki büyük şehirlerden olan Neusiedl am See’ye geliyoruz. 

    Uçaktan Neusidler gölü ve Neusidel am See kasabası arkada rüzgar türbinleri


Ayhan işi çıktığı için Viyana’ya dönmek zorunda kalıyor. Bundan sonra yolculuğuma yalnız devam ediyorum. Hedefim Podersdorf am See. Yine manzara ve yeşilliklerin arasında bir saatlik yolculuktan sonra Podersdorf’a ulaşıyorum.


                                            Podersdorf köyünün meydanı


Podersdorf, Neusidler See gölünün yanında muhteşem bir köy. Turizmin geliştiği köy oldukça bakımlı ve her tarafta çiçeklerin olduğu göz kamaştırıcı bir yer. Sahile gittiğimde Neusidler gölünü görüyorum. Ben gittiğimde havada biraz rüzgar olduğu için rüzgar sörfü görüyorum. 


 
                          Neusidler gölü- rüzgarlı bir günde surf yapanlar


İskelede biraz zaman geçirdikten sonra köyün merkezinde hediyelik eşya satan bir dükkana girip oradan kartpostal alıyorum. Satıcı kadın köyde bulunan yel değirmenini görmeden dönmememi söylüyor. Bunun üzerine kadının tarif ettiği şekilde yel değirmenini buluyorum. Gerçekten çok hoş bir değirmen. Avrupa’nın birçok yerinde olan değirmenlere benzemekle beraber kendine özgü bir yapısı var.  

                                       Podersdorf köyündeki yel değirmeni

     
Avusturya’nın en büyük gölü olan Neu Siedler gölü, Avrupa'nın en büyük ikinci kapalı havzası. Neusiedler gölü 240 kilometrekaresi Macaristan'a, 75 kilometrekaresi Avusturya'ya ait olmak üzere toplam 315 kilometrekare büyüklüğünde. Kuzeyden güneye gölün uzunluğu 36 kilometre ve doğudan batıya genişliği 6 - 12 kilometre olup en derin noktası 1,8 metredir.


                              Bisiklet yollarında bilgilendirici levhalar

Podersdorf’ta bir hayli zaman geçirmeme rağmen ayrılmak istemiyorum. Fakat akşam yaklaştığı için ve önümde Neusiedl am See ‘ye kadar bisikletle gideceğim yaklaşık bir saatlik bir yol olduğu için mecburen ayrılıyorum.
Podersdorf’tan ayrıldıktan sonra tekrar geldiğim yoldan Neusiedl am See’ye kadar yaklaşık bir saat manzaranın tadını çıkara çıkara yol alıyorum.
Toplam 68 kilometre süren Bisiklet turu Neusiedl am See’ye gelmemle sona eriyor. 


                                         Neusiedl am See’den bir görünüş



                          Gezi güzerhahı

Buradan trene binip Viyana’ya dönerken geçirdiğim güzel gün, gördüğüm güzellikler zihnimde film şeridi gibi geçmeye devam ediyor.


7 Temmuz 2004 Çarşamba

AVUSTURYA - MELK

WACHAU VADİSİ GEZİSİ (Melk-Krems)


Avusturya'nın Aşağı Avusturya (Nieder Österreich) eyaletinde bulunan Wachau vadisi , Viyana'nın 80 km. kadar batısında ; Krems ve Melk kasabaları arasında Tuna nehrinin oluşturduğu bir vadi . Yaklaşık 30.000 yıllık bir yerleşim yeri olduğu tahmin ediliyor . Nehrin iki yanında köyler, şatolar, kiliseler ve üzüm bağları bulunuyor.


                                                    Wachau Vadisi

Ben de bulduğun ilk fırsatta Bisikletimle beraber Viyana’nın tren istasyonu West Bahnhof’tan trene binerek yaklaşık bir saatlik bir mesafede ki Melk şehrine vardım. Tren İstasyonundan yokuş aşağı güzel evler arasında geze geze meydana indim.  Vardığımda her tarafta bisiklet gruplarının olması bütün kafelerin dolu olması dikkatimi çekti. Temmuz ayı olduğu için burası gelen turistler sayesinde gayet hareketliydi.


Melk, tepede manastır, şehrin merkezinde oteller ve kafelerde oturan grupların bisikletleri

Melk özellikle manastırı ile meşhur yaklaşık 5 bin nüfusu olan küçük şirin bir kasaba. Tuna nehri kıyısında kurulmuş kasaba da nereden baksanız yüksek bir tepeye kurulmuş manastırı görebiliyorsunuz. 11. yüzyılda inşa edilen Melk Manastırı, Avusturya'nın en önemli barok binalarından biri olarak gösteriliyor. Manastır adını 6 yy’da burada üç yıl yaşayan Papa Benedict’ten almış. Görkemli yapısı, 100 bin cilt nadide kitaptan oluşan koleksiyonuyla her yıl Avusturya’ya binlerce ziyaretçi çekiyor. UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne alınmış. Gülün adı adlı romanında Umberto Eco, benedikten rahibi Adso'nun bu manastırda yasadıklarını kaleme aldığı el yazmalarını derlemiş.


                                                        Melk Manastırı

Wachau Vadisi Melk’ten başlıyor ve UNESCO Dünya Mirası listesine alınmış bir bölge. Melk’te bir markete girerek yol boyunca ihtiyacım olur diye içecek ve yiyecek alılyorum. Öğleden sonra 14:30 gibi Melkten ayrılarak bisiklet yolundan Tuna Nehri boyunca devam ediyorum. İlk karşılaştığım kasaba Schönbühel. Burada birkaç fotoğraf çekinip yola devam ediyorum. 

                                                Schönbühel'den bir manzara

Tuna bisiklet Yolu (Donau Radweg) oldukça yoğun bir bisiklet yolu. Yol boyunca bisikletliler için oteller, pansiyonlar, kafeteryalar ve lokantalar mevcut. Bisiklet turizmi bu bölgede oldukça canlı.

Tuna Nehrine karşı dinlenme molası ve manzaranın tadını çıkarma-arka planda üzüm bağları

Tuna nehri boyunca devam ederken yeşillikler içinde küçük kasabalar 5-10 kilometre aralıklarla adeta dizilmiş. Tuna nehrinin iki yanında bulunan yamaçlarda ise üzüm bağları bulunmakta.

                                  Tuna kıyısında bisiklet gezginleri ile sohbet


                                                  Tuna Bisiklet yolu

Melk’ten Krems’e kadar yaklaşık 3,5 saat süren bisiklet yolculuğu süresince sırasıyla  Schönbühel, Oberarnsdorf, St. Lorenz, Weissekirchen, Dürnstein, Mautern’den geçerek Krems’e ulaştım.

                      

Krems, yaklaşık 24 bin nüfuslu bu şehir Avusturya açısından üç noktada önem taşıyor. Birincisi, Avusturya'nın Eski Taş Çağı'na ait en önemli kalıntısı ve Viyana Doğa Tarihi Müzesi'nin en önemli eseri Willendorf Venüsü 1908'de Krems yakınlarındaki Willendorf köyünde bulundu. İkincisi şehir çevresindeki şarap bağlarıyla Avusturya'nın şarap üretiminde önemli bir yer tutuyor. Üçüncüsüyse Sissi filmlerinin kır sahnelerinin bir kısmı Krems'te geçiyor.


          Tuna Nehri ve Dürnstein kasabasının kilisesinin meşhur mavi kulesi 


                                                                  Tuna Nehri ve Krems


                                                Krems şehrini gezerken


Günübirlik Wachau Bisiklet gezim Krems’te sona erdiğinde benim için muhteşem bir gün sona ermiş anlamına geliyordu. Wachau Vadisi, Melk’ten Krems’e kadar toplam 40 kilometrelik bisiklet yolu, Tuna Nehri’nin muhteşem büyüsü, şatoları, manastırları, küçük şirin kasabaları huzurlu ve yemyeşil doğasıyla tüm güzellikleri sunmakta bisikletim ile bu güzellikleri sonuna kadar yaşayarak ve bu atmosferi iliklerime kadar hissederek Wachau Vadisini tam olarak yaşamaktan dolayı mutluydum.

                         Yol boyunca gördüğümüz bir çok şatodan biri


                            Wachau Vadisi ve Tuna Nehri'nin havadan görünüşü


Akşam 19:00 treni ile Viyana’ya doğru hareket ederken  Wachau Vadisi’nin büyüsü devam ediyordu.